KÜÇÜK BEDEN

HİKAYE

Küçük olan bedenini beyaz denilen ama bence lekelenen bir bez parçasına sardılar. Dostlar arasında buna ‘kefen’ deniliyordu. Zonguldak’tan özel olarak getirilen sedir ağacının en kuvvetli dalından seçilip yapılan küçük bir ev görünümü verilen ve Ahmet Haşim’in dediği gibi ayaksız at gibi insan omzundan taşınan tabut, avuçlarını açmış bağrına basmayı bekliyordu. Bu olağanüstü kalabalıkta şaşkın olan küçük bedenin sahibi parmakların kuvvetiyle sedir ağacından yapılma eve buyur edildi. Hafif nem hapsetmiş ağaç tuaf ve mistik bir koku bırakmıştı teninde. Soğuk bedenin bıraktığı donukluk ahşapta belirgindi. Tam yeni yerine alışmaya yüz tutarken yeni bir arkadaş eşlik edecekti onlara, ömrünce herkesi sırtında taşıyan topraktı. Tüm serenatlar bitince geriye kocaman bir boşluk kaldı ve herkes yerini yadırgamaya başlamıştı. Sedir ağacı güneşi, toprak yüzeyi arar olmuştu ama geri gidilemeyeceğini bir tek o biliyordu. Küçük bedeniyle toprağa sıcaklık vermeyi, ağacı sakinleştirmeyi düşünüyordu. Bedenine büyük gelen bu görevi yapmak zorundaydı. Yoksa güneşi olmayan sabahlara uyanmak zor olurdu.

DERYA OZAN

Leave a Reply