AFORİZMALAR

KİTAP

Kafka, içinde yaşadığı dönemin, o dönemin olaylarının değil, gelmiş geçmiş tüm zamanların toplumsal mekanizmalarının yarattığı yalnızlığı, anlamsızlığı betimlemiştir. Kuşkusuz, karanlık bir tablodur bu. Bu karanlık tabloyu aydınlatan ise Kafka Güneşi’dir. Bu kitap, Kafka’nın ardında bıraktığı tamamlanmış ender elyazmalarından biridir. Tüm aforizmalar Kafka tarafından tek tek numaralandırılmıştır. Max Brod, altısı, küçük okul defterlerine yazılmış aforizmalardan, kısa öykücüklerden, çeşitli konulardan oluşan bu elyazmaları “yığınını” Taşrada Düğün Hazırlıkları başlığıyla tek bir kitapta toplamıştır. Daha sonraları birçok ülkede, bu kitaptan küçük başka kitaplar üretilmiştir: Babaya Mektup ve Aforizmalar gibi. Bu kitaptaki aforizmaların tam olarak ne zaman yazıldığını bilmiyoruz. Ferit Edgü’nün önsözünden.

Kitaptan Alıntılar:

“Sen ödevsin. Ama görünürde öğrenci yok.”

“Dünyadaki uyumsuzluk, şükür ki, sadece sayısal bir uyumsuzluğa benziyor.”

“Bu dünya için koşumlarını takınman gülünç.”

“Dünyayla arandaki savaşımda, dünyanın yanında ol.”

“En iyiyi ararken iyiyi kaybediyorsunuz.”

“Evlenmek, önce güven ister. 
Yoksa birinin yalnızlığını, bir başkasınınkine eklemek, asla bir yuva değil, tersine, bir zindan yaratır.”

“Nasıl bir devirdir ki bu;insanlar arasında olmak hayvanlar arasında olmaktan daha tehlikeli.”

“Bastığın yerin iki ayağının kapladığından daha büyük olamayacağını anlamaktır mutluluk.”

“Ölümün olduğu yerde, hiçbir şey ciddi olamaz.”

“… Kör bir kuş gibi. Nerede sert bir duvar var oraya çarpıyorsun.”

“Bilgeliğin başladığına dair ilk belirti, ölme isteğidir.”

“Dışarıya kapanmak esasen içeriye açılmaktır. Huzur mu istiyorsun? Az eşya, az insan..”

“Görüyor musunuz, nasıl da yitirmişiz yolumuzu.”

“Vicdanı tertemizdi, çünkü onu hiç kullanmamıştı.”

“Sein” sözcüğü Almancada iki anlama gelir: “Var olmak” ve “Onun olmak”.

“Ruh, ancak bir dayanak olmaktan çıktığında özgür kalır.”

“Beni üzecek gücü sana verdiğim için kendimden özür dilerim.”

“Av köpekleri henüz avluda oynaşıyor, ama avları, daha şimdiden ormanda ne kadar hızlı koşarlarsa koşsunlar, ellerinden kaçamayacaklar.”

“İnsan ancak olabildiğince az yalan söylediğinde olabildiğince az yalan söylemiş olur; yoksa olabildiğince az yalan söyleme fırsatını bulduğunda değil.”

“İnsanın belli başlı iki günahı var, öbürleri bunlardan çıkar: Sabırsızlık ve Kayıtsızlık. Sabırsızlıktan cennet’ten kovuldu kayıtsızlıktan geri dönmüyorlar.”

“Kirli bir camdan bakıp herkesi ve her şeyi kirli sanıyorsunuz.”

“İnançtan yoksun olduğumuz söylenemez. Yaşamamız bile tek başına bir inanç değeridir.”

“Önceleri sorularıma neden cevap alamadığımı anlayamıyordum, şimdiyse soru sorabileceğime nasıl inandığımı anlamıyorum.”

“Gerçek bölünemez, bu yüzden kendini tanıyamaz; her kim onu tanımak isterse bir yalan olmak zorundadır.”

“Birini kendi derinliğinden kurtarmak kolay değildir.”

“İnsan kalkar, gerisin geriye düşer, tekrar kalkar, ve bu böylece sürüp gider.”

“Aynı anda kalbimin hem huzuru hem de karmaşasısın sen.”

“Dünyadan elini eteğini çeken herkes sevmelidir herkesi; çünkü onların dünyasından da elini eteğini çekmektedir. Böylelikle insan kendi doğasının içyüzünü anlamaya başlar; bu varlık sevilmez de ne yapılır ama bunun tek koşulu vardır: Sevilenin dengi olmak.”

“Belki bir şeylere sahipsin, ama kendi varlığın yok savına verdiği cevap, bir titreme ve yürek çarpıntısı oldu sadece.”

“Ölen insan düşüncelerinin ölmesiyle ölmüyor.”

“Bazen sesini duyurmak için susmak gerekir.”

“Ah,
yıkılacak üstümüze o çivi çakmaya kıyamadığımız duvarlar.”

“Hiçbir zaman üstesinden gelemeyeceğimiz veya cevabını bulamayacağımız sorular hep olacaktır.”

“İnsanın belli başlı iki günahı vardır, öbürleri bunlardan çıkar: sabırsızlık ve tembellik. Sabırsız oldukları için Cennet’ten kovuldular, tembelliklerinden geri dönemiyorlar. Ama belki de belli başlı sadece bir günahları var: Sabırsızlık. Sabırsızlıklarından ötürü kovulmuşlardı, sabırsızlıklarından ötürü geri dönemiyorlar.”

“Gece yarısının ıssızlığında yaşıyoruz, gün doğumunu ve gün batımını doğuya ve batıya dönerek hissediyoruz.”

“Kimileri, acının varlığını güneşi göstererek reddeder; o ise acıyı göstererek, güneşin varlığını reddediyor.”

“Doğru yol bir ip boyunca uzar gider; yüksekte asılı duran bir ip değildir bu, yerin biraz daha üzerinde durur. Ona tutunmanız için değil de, sanki size çelme takmak için gerilmiştir.”

“Neden sürekli İlk Günah’tan ötürü yakınıp dururuz? İlk Günah yüzünden değil, Hayat Ağacı’ndan ötürü kovulduk Cennet’ten, onun yemişlerinden yemeyelim diye.”

“Şehvani aşk, ilahi aşka karşı gözleri boyar. Bunu tek başına olsa yapamazdı ama farkında olmadan içinde ilahi aşkın cevherini taşıyor ve bu sayede yapabiliyor.”

Franz Kafka

Bir cevap yazın