SIKKINLIK NASIL EN PARLAK FİKİRLERE NEDEN OLUR? MANOUSH ZOMORODİ

TED

Bunu şöyle resmetmenizi istiyorum: bir ortam akışı sunuyorsunuz ve değerli radyo dolarlarına yaptığınız yatırım, buna değiyor. Amacım, seyirci miktarını on kat arttırmaktı. Bir gün beyin fırtınası yaptım, sizler gibi ve bir faydası olmadı. Bu, yazarın tıkanmasından farklı, değil mi? Orada ortaya çıkarılmayı bekleyen bir şeyler varmış gibi değil. Ortada hiçbir şey yoktu. Geriye dönük düşünmeye başladım: En son ne zaman gerçekten iyi bir fikir bulmuştum? Evet, bu lanet bebek arabasını iterken bulmuştum. Artık gün içerisindeki tüm çatlaklar, telefonla doluyordu. Kahvemi beklerken manşetleri kontrol ediyordum. Koltukta otururken takvimimi düzenliyordum. Mesajlaşma her anımı, iş arkadaşlarıma ve sevgili kocama ne kadar duyarlı bir insan olduğumu gösterme şansına çevirmişti veya en azından Pinterest’teki sayfam için diğer mükemmel koltuğu bulma şansı elimdeydi. Hiç sıkılmadığımı fark ettim. Her neyse, zaten yalnızca sıkıcı insanlar sıkılmazlar mı? 

Bu benim fMRI’daki beynim ve öğrendim ki, varsayılan mod, farklı fikirleri birleştirdiğimizde, en rahatsız edici sorunlarımızı çözdüğümüzde ve “otobiyografik planlama” adlı şeyi yaptığımızda gerçekleşiyor. Bu, yaşamda geçmişe doğru baktığımız, büyük anları not ettiğimiz, kişisel bir anlatı oluşturduğumuz ve amaçlar oluşturduğumuz, onlara ulaşmak için atacağımız adımları belirlediğimiz andır. Fakat artık koltuğa uzanıyoruz ve bir Google dökümanı güncelliyoruz veya e-postaya cevap veriyoruz. Buna “işleri halletmek” diyoruz, fakat nörolog Dr. Daniel Levitin, aslında yaptığımız bu şeyi şöyle tanımlıyor. 

Aslında, genç insanların söylediklerini daha şaşırtıcı buldum. Bazıları bana, mücadele haftasında hissettikleri duyguların bazılarını daha önce fark etmediklerini söyledi, çünkü, düşünürseniz, bağlantısız bir hayatın ne demek olduğunu bilmiyor olsaydınız, sıkkınlığı hiç tecrübe etmeyebilirdiniz. Bunun sonuçları da olabilir. Güney Kaliforniya Üniversitesindeki araştırmacılar şunu buldular — sohbet ederken veya ödev yaparken sosyal medyada gezen gençler üzerinde çalışıyorlar ve bu yolda geçen iki yıl sonunda, kişisel gelecekleri ve etraflarındaki, şiddet gibi sosyal sorunları çözme konusunda hayal güçleri ve yaratıcılıkları zayıflamış durumda. Sonraki neslin bazı büyük sorunlara odaklanabilmesine ihtiyacımız var: iklim değişikliği, ekonomik eşitsizlik, devasa kültürel farklılıklar. Bir IBM anketindeki müdürlerin yaratıcılığı bir numaralı liderlik gücü olarak tanımlaması şaşırtıcı değil. 

Biraz kişisel veri ve biraz nöroloji bizlere biraz daha çevrimdışı olma iznini verdi ve biraz sıkkınlık da bizlere berraklık verdi ve bazılarımızın hedefler koymasına yardımcı oldu. Yani, belki de daimi bağlantı birkaç yıl içerisinde karizma bir şey olmayacak. Ama bu esnada insanlara, özellikle çocuklara, teknolojinin yaşamlarını geliştirmek için nasıl kullanılacağını öğretmek ve öz-düzenleme, dijital okur yazarlığın bir parçası olmalıdır. 

Manous ZOMORODİ’nin konuşmasında devamını izleyebilirsiniz.

Kaynak:

  1. www.ted.com

Bir cevap yazın